El Sanatları

                   

  Dokumacılık

Ahlat’ta dokumacılığın özel bir yeri vardır. Hammadden mamül hale gelinceye kadar dokuma işleminin tümü elde yapılmaktadır. İlkel bir çıkrıkla yün ve pamuk iplik haline getirilir. Bu iplikler “Çulha Tezgahı” denilen küçük dokuma tezgahlarında çul, kilim, seccade, halı, cicim, kumaş, şalvar,aba, yerli bezler vs. haline getirilirdi. Hatta halk kendi giysisini kendisi çulha tezgahlarında dokurdu. Hatta bu gelenek Hizan ve Mutki’de halen devam etmektedir. Günümüzde modern dokuma aletlerinin çıkması sonucu bu sanat dalı halk arasındaki eski itibarını kaybetmiştir ve yerini değişik sanat dallarına bırakmıştır.

 

  Nakliyecilik

Bir dönem Ahlat’ın en gözde mesleklerinden biriside nakliyecilik idi. Eskiden şimdiki motorlu taşıtlar olmadığı için nakliyecilik daha çok eşek, öküz, deve, katır gibi hayvanlar ile yapılıyordu. Hatta bu işle meşgul olmuş olanları Ahlat’ta tespit etmeniz o kadar güçte değildir. Zira bu işle uğraşanların soyadı genellikle bu doğrultuda verilmiştir. Mesela; Deveciler, Eşekçiler vs. gibi. Bu nakliye vasıtalarıyla çeşitli merkezlerden Ahlat’a değişik mamüller getirilirmiş. Mesela Midyat’tan pekmez, üzüm, pirinç gibi gıda mamülleri gelirmiş.

Motorlu taşıtların artık fazlaca insan hayatına girmesiyle önceleri hayvanlarla yapılan bu iş daha sonra motorlu taşıtlarla yapılmaya başlanmıştır. Ancak bu durum dahi yörede işsizliğin önüne geçememiştir.

 

  Marangozculuk

Ahlat’ta, özellikle Cumhuriyetin ilanından sonra büyük bir gelişme gösteren sanat dallarından biriside marangozculuktur. Buna bağlı olarak mobilyacılık özellikle ceviz mobilyacılığı büyük bir ün yapmıştır. Bir dönem civar illerin mobilya ihtiyacının büyük kısmının karşılandığı Ahlat’ta bu sanat dalı da eski ehemmiyetini kaybetmiş gözükmektedir. Bir dönem öküz arabası ve kotanı en iyi yapan marangozların bulunduğu Ahlat, günümüzde böyle ustalardan mahrum bulunmaktadır.

Buna rağmen Ahlat’ta marangozculuk tam olarak bitmişte sayılmaz. Oklava, kındırak, yemek tahtası, hamur tahtası, soba altı tahtası ve baston gibi ev aletleri Ahlatlı marangozlar tarafından itina ile yapılıp Türkiye’nin çeşitli bölgelerine gönderilmektedir

 

  Bastonculuk

Ahlat’ta özellikle Cumhuriyet döneminde oldukça mesafe kateden sanat dallarından biride bastonculuktur. Bir dönem bu sanat dalı ölmeye yüz tutmasına rağmen günümüzde oldukça revaçtadır. Öyle ki Türkiye’nin çeşitli yerlerinden siparişler alan Ahlatlı baston ustaları bu siparişlere cevap vermekte oldukça zorlanmaktadırlar. Ayrıca bu sanat dalı Ahlat’ın tanıtımında da oldukça önemli bir yere sahiptir.Ceviz ve dut ağacıyla manda boynuzundan imal edilen bu bastonlara subaylar ve turistler özel bir ilgi göstermektedir.

 

  Taş İşçiliği

Ahlat’taki mahalli el sanatları içinde en önemlisi ve en eskisi olan taş işçiliği günümüzde halen varlığını korumaktadır. Selçuklular döneminden kalma mezartaşları ve kümbetlere bakarak Ahlat’ın taş işçiliğinde ne kadar büyük ustalar yetiştirdiğine şahit olmak mümkün. O dönemde Anadolu’nun birçok yerinde yapılan yapılarda da yine bu ustaların imzası mevcuttur. Bu dönemlerde Ahlatlı taş ustaları taşı bir kaneviçe gibi bir dantela gibi işlemiş bu konuda ne kadar maharetli olduklarını göstermişlerdir. Taşın bu kadar kolay işlenmesindeki en önemli amil, Ahlat taşının umuşak ancak sağlam bir yapıda olmasıdır. Bu sanat dalı Osmanlılar döneminden itibaren eski ihtişamını ve önemini kaybetmiş artık önemli bir taş ustası yetişmez olmuştur. Bunun şahidi o dönemden kalan eserlerin basitliğidir.ümüzde bu sanat dalı halen varlığını devam ettirmektedir. Ahlat’a girdiğiniz zaman göze çarpan en belirgin özelliğin kırmızı renkli Ahlat taşından yapılan yapılar olduğunu göreceksiniz.

 

            
 

Site Haritası