Gezi Rehberi

Ahlat'ın tarihi yerlerini sırayla gezmeye ne dersiniz?

AHLAT MÜZESİ:
     1970 yılında kurulan Ahlat Müzesi, bir arkeoloji ve etnografya müzesidir. Müzede Orta Tunç Çağı, Geç Tunç Çağı, Urartu, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlının son dönemine ait taşınır kültür mirasları sergilenmektedir.


USTA ŞAGİRT KÜMBETİ:
      Tatvan’dan gelişte karşımıza çıkan ilk kümbettir. Ahlat kümbetlerinin en büyük olanıdır. Çeşitli bezemelerle bir dantele gibi işlenmiştir.
     A.Gabriel büyüklüğünden dolayı “Ulu Kümbet” ismini kullanmıştır. Kitabesi olmadığından yapılış tarihi ve kime  ait olduğu bilinmemektedir. Kümbet XIII. yüzyılla tarihlenmektedir. Mezar odası aynalı tonozla örtülmüş olup, kare kaideden onikigen kasnakla silindirik gövdeye geçilmiştir. Üst mekan içten kubbe, dıştan konik külahla örtülmüştür.  


MEYDANLIK MEZARLĞI:
      Buradaki mezar taşları, Orhun Abidelerinin İslamlaşmış şeklidir diyebiliriz. Bütün Ahlat mezarlıkları içerisinde Meydanlık Mezarlığı en büyüğü olup 210  dönümdür. En önemli mezar taşları ve en ünlü sanatkarların eserleri bu mezarlıktadır. Bu mezarlıkta Xll. asır başından XVl. asra kadar tarihlenen mezarlar bulunmaktadır.
       Meydanlık Mezarlığı dışında Tahtısüleyman, Kırklar, Erkizan, Kayı, Kale, Harebeşehir,  Akıtlar mezarlıkları da tarihi değeri olan önemli diğer mezarlıklardır. 

 
BAYINDIR KÜMBETİ:
     Görkemli Meydanlık Mezarlığının kuzeyinde bulunmaktadır. Bulunduğu yer eski Ahlat’ın merkezi konumundadır. Kümbet; tarzı, mimarisinin zarafeti ve abidevi ölçüleriyle Ahlat’ın simgesi durumuna gelmiştir. Kitabesinden, 1481’ de Rüstem Bey oğlu Bayındır için yapıldığı anlaşılmaktadır. Emir Bayındır, Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan’ın torunu Rüstem Bey’in oğludur.
       Bayındır kümbeti, kare kaide üzerinde, sütunlar ve kemerlerle güneye açılan silindirik gövde ve dışarı doğru taşan basık konik külahıyla diğer kümbetlerden ayrılır.
      Kümbetin bitişiğinde 1477 yılında Rüstem oğlu Bayındır tarafından yaptırılan bir mescit bulunmaktadır. Duvarındaki kitabede mimar “Amel Baba Can”ın  adı okunmaktadır.


ULU CAMİ:
    Ahlat’ın eski merkezinde bulunan bu caminin kalıntıları Prof. Dr. Haluk Karamağaralı’nın yaptığı kazı çalışmaları sonucu ortaya çıkarılmıştır. Caminin kuzeyinde imarethane olduğu tahmin edilmektedir. Caminin kuzeydoğusunda, minaresinin kaidesi ortaya çıkarılmasına rağmen planı netlik kazanmamıştır.


HAMAMLAR:
    Hamamlardan birisi Ulu Camii batısında sekizgen kaideli bir göbek taşı etrafında yükselmiştir. Bir diğer hamam, Ulu Cami’nin kuzeyinde şehir surunun hemen dışında yer alır. Bu hamam ısıtma tertibatlı, su şebekesi ve yıkanma locaları ile önemli bir mimari yapıya sahiptir.


ESKİ KALE:
    Harabeşehirde bulunan kalenin ne zaman yapıldığı bilinmemektedir. Henüz Urartu dönemine ait bir kale tespit edilmediğinden, bu kalenin Urartular tarafından da kullanıldığı tahmin edilmektedir. Kalenin geçmişi Roma dönemine kadar uzanır. Türklerin Anadolu’ya girmesi ile Anadolu gazalarında bir Türk hareket üssü haline gelmiştir. Selçuklular döneminde tamir edilen kale, Ahlatşahlar döneminde muazzam şekilde yeniden yaptırılmıştır. ll. Sökmen’ in hanımı ve Erzurum Saltuklu Sultanı İzzettin Saltuk’un kızı Şah Banu, 1164 senesinde Mühendis Karakuş’ a kırk burçlu müstahkem bir kale yaptırmıştır. Doğu Romalılar tarafından yapılan, Selçuklular tarafından tamir edilip genişletilen bu kale, Harabeşehir, Tahtısüleyman, İkikubbe ve Kulaksız mahallelerini de içine alan büyük bir kale idi. Ancak Harzem, Moğol ve İran saldırıları sonucunda büyük ölçüde tahrip olan bu kalenin izlerini tespit etmek bugün mümkün değildir.


BAYINDIR KÖPRÜSÜ:
     Akkoyunlu döneminde XV. yüzyıl sonlarında yapıldığı tahmin edilen Bayındır Köprüsü, Harebeşehir’de göle akan dereyi doğu-batı doğrultusunda geçen tek gözlü bir köprüdür. Kesme taştan yapılan köprü, doğudan merdiven şeklinde batıya gitmekte, sonra biraz kuzeye yönelerek ilk kısımla belirli bir açı meydana getirmektedir. Devrinin mimari özelliğini göstermesi bakımından önemlidir.


ANONİM KÜMBET I:
    Tahtısüleyman Mahallesinde Postlu mevkiinde bahçe içindeki bu kümbetin kitabesi yoktur. İbrahim Kafesoğlu bu kümbetten “Alimoğlu Hurşit Kümbeti” diye bahsetmiştir. Mezar odası aynalı tonozla örtülmüş olup, onikigen kasnakla silindirik gövdeye geçilmişitir. XIII. yüzyılla tarihlendirilmektedir.


ANONİM KÜMBET II:
     Hasan Padişah Kümbeti’nin hemen kuzeyinde bulunan bu kümbetin üst kısmı bulunmamaktadır. Ya tamamlanmamış ya da üst kısmı yıkılmıştır. Tarzına bakılarak XIII. yüzyıl sonlarına tarihlendirilmiştir.


HASAN PADİŞAH KÜMBETİ:
      Tahtısüleyman Mahallesinin güneyinde, Karaşeyh Mezarlığı yanındaki kümbet kitabesinden 1275 tarihi ve Mahmud oğlu Hasan Ali Aka adı okunmaktadır. Hasan Aka, Abaka Han zamanında Ahlat’ı idare etmiştir.
İki katlı kümbetin mezar odası manastır tonozu ile örtülmüştür. Silindirik gövde, içten kubbe, dıştan konik külah ile örtülmüştür. Kümbet anıtsal bir görünüm arz eder.


MİRZA BEY KÜMBETİ:
      İkikubbe Mahallesinde ana yolun kenarındaki bu kümbet 1967 yılında restore edilmiştir. Tek katlı kümbetin iç mekanı kubbe, dıştan piramidal külahla örtülmüştür. Kitabesi bulunmamaktadır. XV. yüzyılda yapıldığı tahmin edilmektedir.


DEDE MAKSUT TÜRBESİ:
    İkikubbe Mahallesinde Emir Ali Kümbeti’nin karşısında bulunmaktadır. 1538-1539 tarihli bir vakfiyede Dede Maksut’un ismi şahit olarak görüldüğünden, bu tarihte hayatta olduğu anlaşılmaktadır. Kare planlı türbe, içten beşik tonoz, dıştan düz bir çatı ile örtülmüş olup, güneye bakan bir penceresi ile aydınlanır.


ANONİM KÜMBET III:
    Çifte Kümbetin batı tarafındaki bahçe içinde bulunan sade planlı bu kümbetin kitabesi bulunmamaktadır. Yapının genel karakteri XlV. yüzyıl sonlarında yapıldığını göstermektedir.
Halk arasında “Kaşif” veya “Keşiş” kümbeti olarak bilinen bu kümbetin kare planlı mezar odası beşik tonozla örtülmüştür. Mezar odası üzerinde onikigen gövde yükselir. Üst mekan içten kubbe, dıştan piramidal külahla örtülmüştür.


EMİR ALİ KÜMBETİ
    Kare planlı ana mekana sahip kümbet, tek katlı olup, doğudaki bir kapıdan avluya girilir. Türbe kısmı sivri bir kemerle avluya açılır. Kümbet içten kubbe, dıştan piramidal külahla örtülmüştür. Kubbeye geçiş pandantiflerle sağlanmıştır.
Abdurrahman Şerif Beygu, kümbetin XII. yüzyılda, İ.Kafesoğlu ise XVIII. yüzyılda yapıldığını yazmaktadır. M. Sözen ise yapının tarzı itibariyle XIV. yüzyılda yapıldığı kanaatindedir.


ANONİM KÜMBET IV:
    İkikubbe Mahallesinde bahçeler içerisindeki bu kümbete halk arasında “Şirin Hatun Kümbeti” denilmektedir. Kitabesi olmayan bu kümbetin, mimari üslubuna bakılarak XIV. yüzyılda yapıldığı tahmin edilmektedir.
Kare planlı gövdenin üst köşelerinden onikigen kasnağa geçilmiş, kümbet içten kubbe, dıştan piramidal külahla örtülmüştür. Tek katlı bir kümbettir.


ÇİFTE KÜMBETLER:
    Bulundukları mahalleye adını veren bu kümbetler, İkikubbe Mahallesine giden yol üzerine bulunmaktadırlar.

1-Hüseyin Timur-Esen Tekin Kümbeti:
    Kümbet 1279’da ölen Hüseyin Timur ile 1280’de ölen Esen Tekin Hatun için yaptırılmıştır.  Bugatay Aka Kümbeti’nin batı tarafındaki bu kümbetin mezar odası manastır tonozu ile örtülmüş olup, mazgal pencereleri ile aydınlatılmaktadır.  Kare kaideden silindirik gövdeye onaltıgen kasnakla geçilmiştir. Kümbet içten kubbe, dıştan konik külahla örtülmüştür.

2-Bugatay Aka-Şirin Hatun Kümbeti:
    Hüseyin Timur Kümbetinin doğusunda bulunan bu kümbet 1281 yılında ölen Bugatay Aka ile Şirin Hatun için yaptırılmıştır. Kare kaideli mezar odası beşik tonozla örtülmüştür. Kare kaideden, silindirik gövdeye onikigen kasnakla geçilmiş olup, üst mekan içten kubbe, dıştan konik külahla örtülmüştür.


OSMANLI KALESİ:
     Eski kalenin güneydoğusunda, Van Gölü sahilinde bulunmaktadır. Dikdörtgen planlı kale içinde, Osmanlı dönemine ait iki cami ve bir de hamam bulunmaktadır. Kale Yavuz Sultan Selim’in 1514 Çaldıran Seferinden sonra inşa edilmiş ve oğlu Kanuni Sultan Süleyman zamanında genişletilerek kışla ve tarassut kuleleri ile tahkim edilmiştir. Kale surları üzerindeki kitabede Yavuz Sultan Selim’in diğer kitabelerinde de Kanuni Sultan Süleyman’ın ismi geçmektedir.
Göl kıyısındaki kayıkhanede bulunan harp kayıkları göl tarafından kalenin emniyetini sağlardı. İç kalede muhafızların yirmi dört saat nöbet tuttuğu bir köshane bulunmaktadır ki, iki katlı bu yapı 1915 Rus işgalinde eczane olarak kullanılmıştır.


KADI MAHMUT CAMİİ:
    Osmanlı Kalesinde dış surlar içerisinde yer alan bu caminin kitabesinden 1584 yılında yapıldığı anlaşılmaktadır. Kadı Mahmut Ailesi, Ahlat ve Adilcevaz’da kadılıkta bulunmuştur.


İSKENDER PAŞA CAMİİ:
     Osmanlı Kalesindeki bu cami, Kanuni Sultan Süleyman’ın vezirlerinden İskender Paşa veya Van Beylerbeyi olan İskender Paşa tarafından yaptırılmıştır. Caminin kitabesinden 1564’te yaptırıldığı anlaşılmaktadır.


HAMAM:
      Kale Mahallesinde İskender Paşa Camii yanında Osmanlı döneminden kalma İskender Paşa Hamamı büyük ölçüde tahrip olmuş durumdadır.


ŞEYH NECMETTİN KÜMBETİ:
      Erkizan Mahallesindeki mezarlık içerisindeki kümbetin kitabesi 1222 tarihini verir. Zamanında Şeyh Necmettin zaviyesine vakfedilen çiftlik, bağ ve yonca, bugün ortada yoktur. 1571’de bu emlakin yıllık geliri 550 akçe idi.


ERZEN HATUN KÜMBETİ:
     Kümbet, kitabesine göre 1396-1397 yılında ölen Emir Ali kızı Erzen Hatun için yaptırılmıştır. Diğer kümbetlere nispeten daha  zarif ve ince süslemelidir. Yoğun bir taş işçiliği görülmektedir. Bunda da bir kadına ait olmasının payı büyüktür.
İki katlı kümbetin mezar odası çapraz tonozla örtülüdür. Kare kaideden köşelerin pahlanmasıyla  onikigen gövdeye geçilmiştir. İçten dairesel planlı kümbet, içten kubbe, dıştan iki kademeli örtü sistemiyle konik bir külahla örtülmüştür.


ABDURRAHMAN GAZİ TÜRBESİ:
      Abdurrahman Gazi, 641 yılında Ahlat’ın fethine gelen Halit bin Velit komutasındaki orduda bulunuyordu. Muaz bin Cebel’in oğlu olup, Ahlat’ın muhasarası sırasında şehit düşmüştür. Kümbet  Ahlatlı Tahsin Usta (Kalender) tarafından 1974 yılında son dönem kümbet mimarisine uygun tarzda yapılmıştır.


    
Tarihin derinliklerinden günümüze kadar ulaşabilen birkaç ata yadigarını yukarıda icmalen tanıtmaya çalıştık. Ancak bunlar sadece günümüze ulaşabilen eserlerdir. Ahlat geçirdiği büyük depremler, karşılaştığı büyük istilalar sonucunda tarihindeki eski ihtişamlı günlerini geride bırakmıştır.  Su yüzüne çıkan bu eserler dışında, şu anda yeraltında bulunan birçok tarihi zenginlikler ortaya çıkarılmayı beklemektedir.


 

 

Site Haritası