Tarihi Kaleler

Osmanlı  Kalesi (Sahil Kalesi)

     

      Eski kalenin güneydoğusunda Van Gölü sahilinde bulunmaktadır. Dikdörtgen planlı kale içinde, Osmanlı dönemine ait iki camii ve birde hamam bulunmaktadır. Kale Yavuz Sultan Selim’in 1514 Çaldıran seferinden sonra inşaa edilmiş ve oğlu Kanuni sultan Süleyman zamanında genişletilerek kışla ve tarassut kuleleri ile tahkim edilmiştir.

    Kale surları üzerindeki bir kitabede Yavuz Sultan Selim’in diğer bir kitabede de Kanuni sultan Süleyman’ın adı geçmektedir. Göl kıyısındaki kayıkhanede bulunan harp kayıkları göl tarafından kalenin emniyetini sağlardı. İç kalede muhafızların yirmidört saat nöbet tuttuğu bir köshane bulunmaktadır ki, iki katlı bu yapı 1915 Rus işgalinde eczane olarak kullanılmıştır.

      Osmanlının ikbâl devrinin bir şahidi olan kalede,ayrıca Osmanlı eseri iki de cami vardır. İskender Paşa tarafından yaptırılan caminin giriş kapısı  üstünde Farsça yazılmış bir kitabe,minaresinin  üzerinde de Arapça yazılmış güzel yazı bakımından pek de güzel olmayan  iki kitabe mevcuttur. Minaredeki kitabeler minare gövdesinde bulunan beyaz süsleme kuşaklarının altında bir su damlası veya bir gerdanlığın boncuğu şeklinde beyaz bir taşa yazılmıştır. Kare kesitli minare kaidesinde ayrıca ma’kılî hatla yazılmış üç taş süsleme mevcuttur. Kaidenin kuzey cephesindeki okunabilen “Ali” ismi yazılı bulunan süslemenin dışında,doğu ve batı cephesindeki süslemeler okunamamıştır.

.......................................

 

Eski Kale         

Kalenin yapılış tarihi hakkında henüz bir malumat bulunmamaktadır. Urartular dönemine ait Süphan Dağı eteğinde her tarafı kayalık olan bir mevkide inşa edilmiş olan “Kefir Kalesi” bulunsada Ahlat'ta bu döneme ait bir kalenin varlığı hakkında herhangi bir malumatımız yoktur. Yapılan araştırmalar ve incelemeler Ahlat'ta, Harabeşehir ile Taht-ý Süleyman Mahallesi arasında yer alan bir tepe üzerinde kurulu iç kalenin Romalılar tarafından yapıldığını göstermektedir. Sırasıyla Bizans ve İslam dönemlerini geçiren kale XI. yy.da Selçuklular'ın hakimiyetine girmiş, bu dönemde tamir edilen kale, Sökmenliler döneminde Erzurum hükümdarı II. İzzeddin Saltuk'un kızı Şah Banu tarafından yıktırılarak, kırk burcu ile mimar Karakuş adlı kişiye yeniden yaptırılmıştır. Bu dönemde en parlak devrini yaşayan kale, Celaleddin Harzemşah'ın 1229 yılında, on ay süren kuşatmasında tahrip edilmiştir. Ancak Türkiye Selçuklu Devleti Sultanı Alaaddin Keykubat'ın şehri almasından sonra bu kale de yeniden onarılmıştır.Daha sonra yörede meydana gelen şiddetli istilalar ve afetler, Ahlat şehri gibi kalesinin de yok olmasana sebep olmuştur. Doğu Romalılar tarafından yapılan, Selçuklular tarafından tamir edilip genişletilen bu kale Harabeşehir, Taht-ı Süleyman Mahallesi, İkikubbe ve Kulaksız Mahallelerini de içine alan büyük bir kale durumunda idi. Ancak büyük ölçüde tahrip olan bu kalenin izlerini tespit etmek bugün mümkün değildir.

..............................

  

Site Haritası