Tarihi Mezar Taşları

           

Selçuklu Mezarlığı (Meydanlık Kabristanı)
Ahlat’ın en büyük ve muazzam mezarlığı olan bu mezarlık doğudan batıya doğru İkikubbe Mahallesi ile Harabaşehir arasındaki geniş düzlüğü kaplamaktadır. Meydanlık Mezarlığında XII. asrın başından XVI. asra kadar tarihlenen muhtelif tiplerde takriben bin kadar mezar taşının bulunduğunu belirten Prof. Dr. Beyhan Karamağaralı  bunun dışında yedi tanesi meydana çıkarılmış olan ve kazılarla sayılarının daha da artması muhtemel olan halkın “Akıt” dediği tümülüs tarzında mezarlarında mevcudiyetinden bahsetmektedir. En önemli mezar taşlarının ve sanatkarların bulunduğu bu mezarlık adeta Anadolu’nun Türk yurdu olduğunun ispatı açısından tapu mahiyetindedir.


                       


Kale Mezarlığı

Osmanlı kalesinin kuzeydoğusunda bulunan bu mezarlıkta, Ahlat’ın Osmanlı dönemi mezarları bulunmaktadır. Bu mezarlar, işçilik ve tezyinat bakımından önem taşımayan kabaca yapılmış mezarlardır. Meydanlık mezarlığı nasıl ki Ahlat’ta taş işçiliğinin zirvede olduğunu yansıtıyorsa, Kale mezarlığı da Ahlat’ta bu sanat kolunun artık sönmüş bulunduğunu ve Ahlat’ın bir sanat merkezi olma hüviyetini kaybettiğini göstermektedir.

 

Kırklar Mezarlığı

“Kırk Kardaş” mezarlığı olarak da bilinir. İsmini aldığı mahallede bulunur. XIII. ve XIV. asra ait yapıları barındırmaktadır. Küçük ölçüde ve kabaca işlenmiş olan bu mezarların içinde bulunan sütun haindeki bir sanduka bu tipin Ahlat mezarlıklarında bulunanlarının en itinalılarındandır. Bu mezarlıkta ayrıca “Orta Asya Balbalları” nı anımsatan insan şeklinde arkaik şahideler de mevcuttur.

 

Harabaşehir Mezarlığı
Eski şehrin merkezinde, Selçuklu Kalesi içindeki Harabaşehir’de bulunmaktadır. Mezarlıkta basit, işçiliği olmayan mezarlar ile iki akıt bulunmaktadır.


Erkizan Mezarlığı

“Kayalı Mezarlığı” olarak da anılan bu mezarlık Şeyh Necmeddin ve Erzen Hatun kümbetlerinin bulunduğu Erkizan Mahallesindedir. Prof. Dr. Beyhan Karamağaralı  bu mevkiinin isminin “Kayı” dan geldiğini söylemektedir. İşçilik bakımından bir özelliği olmayan mezarlar mevcuttur.


Tahtı Süleyman Mahallesi Mezarlığı

“Kara Şeyh” mezarlığı da denilen bu mezarlık ismiyle anılan mahallede
bulunur. Burada XIV. asra ait pek çok şahideli eser, bir akıt ve bir koyun heykeli mevcuttur. Mezartaşları itina ile işlenmesine rağmen ikinci sınıf eserlerdir.

 

Akıtlar

Ahlat’ta uzun süre araştırma ve kazılar yapan Prof. Dr. Beyhan Karamağaralı’nın “Tümülüs tarzındaki eski Türk mezarları” diye tanımladığı ve Ahlat halkı tarafından “Akıt” diye adlandırılan kısmen toprağın altında bulunan bu mezarların gövdelerinin üzeri değişik şekilde tonozla örtülmüş ve iç mekanlar küçük mazgal pencereleri ile aydınlatılmıştır. Akıtlar; kare, dikdörtgen, sekizgen ve dairevi plan üzerine düzgün kesme taşla inşa edilmiş bir veya iç içe iki üç odadan oluşmaktadır.Birinci Dünya Savaşı sırasında bölgeyi işgal etmiş olan Ruslar define bulmak amacıyla akıt dediğimiz bu mezarları tahrip etmişlerdir.

XI. ve XII. yy.larda inşa edilmiş akıtlara Anadolu’nun başka yerlerinde tesadüf edilemez. Anadolu’nun dışındaki tek örnek ise Turfan yakınlarındaki Astana civarında bulunan mezarlıktadır. Orta Asya Türk kültürünün fazlaca hissedildiği Ahlat’ta bu şekilde mezarların inşasını pek tabii karşılamak gerekir.

 

            
 

Site Haritası